Değerli ziyaretçiler, Loire ekibi bu yazısında “Allah kaç yaşında” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor.
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır?
Ankara’da akşamları gökyüzüne bakmak garip bir alışkanlık yaptı bende. Özellikle 28 yaşına yaklaşırken, insan ister istemez “Ben neredeyim, insanlık nereye gidiyor?” gibi sorulara daha sık takılıyor. Belki de bu yaşın etkisi, belki de Kızılay’da yürürken herkesin bir yere yetişme telaşı arasında kendimi yavaşlamaya zorlamam.
Geçen gün yine böyle bir anda aklıma takıldı: İnsanoğlu dünyada kaç yıldır?
Basit gibi duruyor ama içine girince, bir anda zamanın içine düşüyorsun. Çünkü bu soru sadece tarih değil; geleceğin de kapısını aralıyor.
İnsan türü yaklaşık yüz binlerce yıldır var, ama asıl mesele şu: Biz bu sürenin neresindeyiz ve daha nereye gidiyoruz?
Ben bu soruyu kendime sorduğumda, kafamda iki farklı film aynı anda oynuyor. Birinde insanlık uzayda koloniler kuruyor, diğerinde ise hâlâ trafikte korna sesleri arasında sabır testinden geçiyoruz.
—
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusunun geçmişten bugüne uzanan gölgesi
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? diye düşündüğümüzde, aslında sadece biyolojik bir varoluştan bahsetmiyoruz. İnsan, sadece “yaşayan” bir tür değil; aynı zamanda “anlam arayan” bir varlık.
İlk insanların ateşi keşfetmesiyle başlayan süreçten, şehirlerin kurulmasına, yazının icadından internete kadar gelen çizgi… Hepsi aynı sorunun farklı cevapları gibi.
Ben Ankara’da sabah işe giderken metroda şunu düşünüyorum:
“İlk insanlar hayatta kalmak için doğayla mücadele ediyordu, biz ise bildirimlerle.”
Ve bu fark bazen bana çok garip geliyor. Çünkü özünde değişmeyen şey şu: insan hep bir şeyleri anlamaya, kontrol etmeye ve bir sonraki adıma geçmeye çalışıyor.
—
Geçmiş: Hayatta kalmaktan anlam arayışına
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusunu geçmişe doğru açtığımızda, ilk dönemlerin tamamen hayatta kalma odaklı olduğunu görüyoruz.
Ama sonra bir şey oluyor. İnsan sadece yaşamıyor, düşünmeye başlıyor.
Ben bunu bazen kendi hayatımda da hissediyorum. Mesela akşam eve gidiyorum, yorgunum, ama yine de telefon ekranına bakıp “neden bu kadar çok şey izliyorum ama yine de boş hissediyorum?” diye düşünüyorum.
İlk insanlar ateşin etrafında oturup muhtemelen gökyüzüne bakarken benzer bir şey hissediyordu belki de. Sadece araçlar değişti, soru aynı kaldı.
—
Bugün: Hız, bilgi ve sürekli bir yetişme hali
Şu anda insanlık, tarihin en hızlı dönemlerinden birini yaşıyor. Her şey çok hızlı:
Bilgi hızlı
İletişim hızlı
Kararlar hızlı
Ama kafa… o her zaman o kadar hızlı değil
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusunu bugüne getirince şunu fark ediyorum: Biz çok uzun bir geçmişten geliyoruz ama sanki kısa bir zaman dilimine sıkışmış gibiyiz.
Ankara’da işe giderken trafik sıkıştığında, camdan dışarı bakıyorum ve düşünüyorum:
“Biz bu kadar gelişmiş bir türsek, neden hâlâ sabahları herkes aynı anda sinirli?”
Bu soru komik ama aynı zamanda biraz rahatsız edici.
—
Gelecek: İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusu 5-10 yıl sonra ne ifade edecek?
Şimdi asıl kafa yakan yere geliyoruz.
5-10 yıl sonra bu soru çok daha farklı bir anlam taşıyabilir. Çünkü değişim hızlandı ve bu hız artık günlük hayatın normali haline geliyor.
Ben 28 yaşındayım. 38 olduğumda dünya nasıl olacak gerçekten bilmiyorum ama bazı şeyleri düşünmeden edemiyorum.
—
1. İş hayatı: “meslek” kavramı değişirse?
Şu an çalıştığım düzen bile 10 yıl sonra çok farklı olabilir.
Kafamda sürekli dönen bir soru var:
> “Ya yaptığımız işlerin yarısı anlamını kaybederse?”
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusu burada bambaşka bir yere gidiyor. Çünkü insanlık tarih boyunca iş yapma şeklini sürekli değiştirdi ama ilk defa bu kadar hızlı bir dönüşümün içindeyiz.
Ankara’da bir kafede otururken laptop açıp çalışan insanları görüyorum. Yan masada biri tasarım yapıyor, biri kod yazıyor, biri sadece planlama yapıyor.
Ve ben düşünüyorum:
“Acaba 10 yıl sonra bu masadaki işler aynı mı kalacak?”
Belki de iş dediğimiz şey daha esnek, daha kişisel bir hale gelecek. Belki sabah 9 akşam 6 kavramı sadece eski bir hikaye olacak.
Ama içimde küçük bir kaygı da var:
> “Peki ya insanlar kendini nasıl tanımlayacak?”
Çünkü çoğu insan kendini işiyle tanımlıyor.
—
2. İlişkiler: Daha bağlı mı, daha uzak mı?
Bir diğer büyük soru ilişkilerle ilgili.
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusu insan ilişkileri açısından düşündüğümde şunu getiriyor aklıma: İnsan her zaman bağ kurmak isteyen bir varlık oldu.
Ama bağ kurma şekli değişiyor.
Şu an bile bunu hissediyoruz. İnsanlar aynı ortamda olup farklı dünyalarda yaşıyor gibi.
Ben bazen arkadaşlarımla otururken şunu fark ediyorum:
Herkes aynı masada ama herkesin zihni farklı bir sekmede açık.
Ve içimden şu geçiyor:
“Biz birbirimize daha mı yakınız, yoksa sadece daha mı ulaşılabiliriz?”
Gelecekte ilişkiler daha kolay kurulabilir ama daha zor derinleşebilir mi?
Bu soru beni biraz düşündürüyor.
—
3. Günlük hayat: Kolaylık mı, aşırı bağımlılık mı?
5-10 yıl sonra günlük hayat çok daha pratik olabilir.
Ama şu soru aklımdan çıkmıyor:
> “Kolaylık arttıkça biz neyi kaybediyoruz?”
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusu burada basit bir tarih sorusu olmaktan çıkıyor. Çünkü insanlık tarih boyunca zorluklarla şekillendi.
Ankara’da markete giderken bile artık birçok şeyi düşünmeden yapıyoruz. Ama gelecekte belki düşünme ihtiyacımız daha da azalacak.
Ve ben bazen kendi kendime diyorum ki:
“Düşünmemek iyi bir şey mi gerçekten?”
—
Kendi hayatımdan küçük sahneler
Geçen hafta Ankara’da bir parkta oturuyordum. Hava hafif soğuk, insanlar montlarına sarılmış.
Yanımdan geçen bir çift tartışıyordu:
“Gelecek planımız ne olacak?”
Ben istemsizce kulak misafiri oldum. Çünkü bu soru bana da tanıdık geldi.
Sonra kendi kendime düşündüm:
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusu aslında bireysel hayatlarımızda da sürekli karşımıza çıkıyor. Çünkü biz de kendi küçük tarihimizde bir gelecek inşa etmeye çalışıyoruz.
Ben de 28 yaşında biri olarak şunu hissediyorum:
“Ben aslında sadece bugünü yaşamıyorum, aynı zamanda gelecekteki kendimi de inşa ediyorum.”
Ve bu biraz yorucu ama aynı zamanda heyecan verici.
—
Ya şöyle olursa? sorusu
Kafamda sık sık dönen bir cümle var:
> “Ya gelecek düşündüğümüzden daha farklı olursa?”
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusunu geleceğe taşırken bu soru kaçınılmaz oluyor.
Ya daha özgür bir hayat gelirse?
Ya daha karmaşık bir düzen oluşursa?
Ya insanlar daha çok bağlantılı ama daha yalnız olursa?
Bu soruların net cevabı yok. Ama belki de önemli olan cevap değil, düşünme hali.
—
Bu içeriğimizle “Allah kaç yaşında” hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Loire okurlarına sevgilerle!
Sonuç değil, sadece bir düşünce akışı
İnsanoğlu dünyada kaç yıldır? sorusu bana artık sadece bir zaman çizgisi gibi gelmiyor.
Bu soru;
Nereden geldiğimizi
Nerede olduğumuzu
Nereye gidebileceğimizi
aynı anda düşündürüyor.
Ankara’da akşam yürürken ışıklara bakıyorum ve şunu fark ediyorum: İnsanlık çok uzun zamandır burada ama hâlâ yeni şeyler öğrenmeye devam ediyor.
Belki de en önemli şey şu:
İnsanlık kaç yıldır burada olduğundan çok, bundan sonra burada nasıl var olacağı.
Ve ben 28 yaşında biri olarak, bu büyük hikayenin içinde sadece küçük ama meraklı bir izleyici gibi hissediyorum.