Gerçek Dışı Nasıl Yazılır? Bir düşünün: Bir gün uyandınız ve yaşadığınız dünyanın aslında hiç var olmadığına dair bir düşünceye kapıldınız. İçinizdeki tüm hisler ve algılar gerçeğin bir parçası gibi görünse de, bir an durup düşündüğünüzde her şeyin sadece bir hayal, bir illüzyon olabileceğini sorguluyorsunuz. Bu tür bir felsefi sorgulama, bizi gerçekliğin ve gerçek dışılığın sınırlarını anlamaya itebilir. Peki, gerçek dışı nasıl yazılır? Gerçek ve hayal arasındaki o ince çizgide, yazının gücüyle yeni bir dünya yaratmak mümkün mü? Gerçek dışı bir dünyanın yazılması, sadece dilin sınırlarını zorlamakla mı ilgilidir, yoksa daha derin bir etik ve epistemolojik mesele midir? Gerçek Dışı: Ontolojik,…
Yorum BırakGünlük Notlar Yazılar
Genel Af Çıkarsa Para Cezası Silinir Mi? Sosyolojik Bir Bakış Toplumda herkesin bir parçası olduğu kurallar, yasalar ve normlar belirli bir düzenin sağlanmasına yardımcı olur. Ancak bu kurallar bazen bireylerin yaşamını doğrudan etkiler. Para cezaları da bunlardan biridir. Genellikle, bir yasa ihlali veya toplumsal bir düzeni bozan davranışlar sonucu uygulanan para cezaları, bireylerin ekonomisini zorlayabilir. Peki, bu cezalar bir genel af ile silinir mi? Bu soruyu sadece hukuki bir perspektiften değil, toplumsal yapılar, eşitsizlikler ve güç ilişkileri üzerinden de incelemeliyiz. Bundan daha önce, toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşiminin, genel af ve ceza sistemlerinin nasıl şekillendiğini anlamamız gerekir. Bu yazıda, para…
Yorum BırakGelir Vergisi Neye Göre Verilir? Felsefi Bir İnceleme Giriş: Etik, Epistemoloji ve Ontolojinin Buluşma Noktasında Bir sabah, sabah işe gitmek için evinizden çıkarken, cüzdanınızın derinliklerinde bir kağıt parçası dikkatini çeker: “Gelir Vergisi Beyanı”. Gözlerinizin üstünde gezdiği bu belgede yazan rakamlar, görünmeyen bir gücün varlığına işaret eder. Kim bu vergiyi belirliyor? Bu rakamlar neye dayanıyor? Bu konuda en temel sorular bile, çok derin felsefi düşünceleri akla getirir. Zira, gelir vergisinin neye göre verileceği sorusu yalnızca ekonomik bir mesele değil, etik, epistemolojik ve ontolojik açılardan da önemli soruları beraberinde getirir. Etik, insanların doğru ile yanlışı, adalet ile haksızlığı nasıl ayırdığını inceler. Epistemoloji,…
Yorum BırakTarihin derinliklerine baktığımızda, toplumların bireysel sağlık ve bedenle ilgili tutumlarının nasıl şekillendiğini görmek, bugünkü anlayışımızı daha iyi kavramamıza yardımcı olur. Özellikle hamilelik gibi evrensel bir deneyim, farklı kültürler ve zaman dilimlerinde farklı bakış açılarına sahip olmuştur. Hamilelikte kadınların fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarına dair bakış açıları, sadece tıbbi gelişmelerle değil, toplumsal normlar, dini inançlar ve ekonomik yapılarla da şekillenmiştir. Bu yazıda, hamilelikte ilk üç ayın nasıl yatılması gerektiği üzerine tarihsel bir yolculuğa çıkacağız, geçmişteki bu uygulamaları modern bakış açılarıyla karşılaştırarak önemli dönüşüm noktalarına odaklanacağız. Hamilelikte İlk Üç Ay: Tarihsel Bir Bağlam Hamilelik, insanlık tarihi boyunca pek çok kültür tarafından derinlemesine incelenmiş,…
Yorum BırakGaz Pedalı Bozuksa Ne Olur? Eğitimde Dönüşüm ve Pedagojik Bir Bakış Hayat bazen tıpkı bir araç gibi işler. İleri gitmek istediğimizde, gaza basarız ve yol alırız. Ancak bazen, gaz pedalının bozulduğunu fark ederiz. Yavaşlar, ilerlemek için çaba sarf ederiz ama gitmek istediğimiz hızda yol alamayız. Bu durum, öğrenme süreçlerimizde de benzer bir yankı uyandırabilir. Öğrenme, tıpkı bir yolculuk gibi, hızla ilerleyebileceğimiz bir süreç olmalı; ama bazen öğrenci ya da öğretmen olarak karşılaştığımız zorluklar, gaz pedalının bozulduğu o anı hatırlatır. Öğrenme ve öğretme araçlarımızın doğru çalışıp çalışmadığını sorguladığımızda, eğitim sistemimizin nasıl daha verimli hale getirilebileceğini düşünmemiz gerekir. Bu yazıda, eğitimde gaz…
Yorum BırakGazal Nerede? Bir zamanlar, ufuk çizgisinin hemen ötesinde bir yerlerde, bilinmeyen bir cennet vardı. Orada, binlerce yıllık tarih, insanlıkla iç içe geçmişti; köyler, şehirler, yaşamlar… Ama bir şey eksikti: Gazal. Peki, sizce Gazal nerede? Tarihçiler, arkeologlar ve hayalperestler hala bu soruyu sormaya devam ediyor. Bazıları, Gazal’ın kaybolmuş bir kent olduğunu savunuyor, kimileri ise onun anlamını çok daha derin bir şekilde tartışıyor. Bu yazıda, Gazal’ın yerini, tarihsel bağlamını ve günümüzdeki tartışmaları derinlemesine inceleyeceğiz. Gazal’ın Tarihsel Kökenleri: Bir Kaybolan Şehir Mi? Gazal, Orta Çağ’da tarih sahnesinde adını sıkça duyduğumuz bir yerleşim yeridir. Ancak, onun coğrafi yeri ve tarihi hakkında çok fazla bilgi…
Yorum BırakGalvaniz İçinde Ne Var? Edebiyat Perspektifinden Bir Keşif Kelimenin gücü, her zaman evrim geçiren bir potansiyele sahiptir. Bu gücü taşıyan her metin, okurun zihninde farklı evrenler inşa eder; her okuma, dilin arka planındaki derin anlamlarla şekillenir. Edebiyat, sadece bir anlatı değil, insanın düşünsel ve duygusal haritasını çizen bir yolculuktur. Bu yolculuk, edebiyatın en temel taşlarından biri olan sembolizmin izlerini sürer ve bir anlam yığınına dönüşür. “Galvaniz içinde ne var?” sorusu, işte bu anlam arayışının bir başlangıcıdır. Galvaniz, genellikle metalin korunması ve dayanıklılığıyla ilişkilendirilse de, edebiyatla buluştuğunda, bu terim farklı anlam katmanlarıyla birleşir. Bir metnin içinde var olan her unsur, kelimenin…
Yorum BırakWhat is Fundamentalism? A Literary Perspective Literature, with its ability to shape thought, provoke emotions, and offer a mirror to society, allows us to explore the complexity of human nature. It asks questions, raises doubts, and reflects the multiplicity of perspectives that exist in our world. In this sense, fundamentalism, a term often associated with rigid doctrines, blind obedience, and extreme convictions, can be explored not only through political or religious lenses, but also through the characters, themes, and narratives that literature offers. At its core, fundamentalism is about a return to a strict interpretation of principles—be it religious, cultural,…
Yorum BırakFütüristlerin Amacı Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, kelimelerin gücünü ve anlatıların dönüşüm gücünü en derin şekilde hissettiren bir alandır. Her kelime, yalnızca bir anlam taşımaz; aynı zamanda insan düşüncesini, hislerini ve toplumsal yapıları dönüştüren bir etkiye sahiptir. Edebiyat, geçmişten günümüze sürekli değişen bir güç olarak insanlık tarihine yön vermiştir. Ancak, fütürizm gibi akımlar, bu dönüşümün hızını artırmak ve toplumu daha önce hiç hayal edilmemiş bir biçimde şekillendirmek amacı güder. Fütürizm, sadece bir sanat akımı olmanın ötesinde, toplumsal ve kültürel bir devrim hayali taşır. Bu devrim, teknolojinin, hızın, makinenin ve modern dünyanın parçalayıcı etkilerinin merkezde olduğu bir dünyayı anlatır. Peki,…
Yorum BırakFransızca 15 Ne Demek? Siyaset Bilimi Çerçevesinde Bir Analiz Toplumsal düzenin nasıl inşa edildiği ve hangi güç ilişkilerinin bu düzeni şekillendirdiği üzerine kafa yoran bir kişi, gündelik dilde kullanılan bazı terimlerin arkasında yatan derin anlamları sorgulamaktan geri durmaz. Fransızca “15” kelimesi, yüzeyde sadece bir rakam gibi görünse de, siyaset bilimi açısından bir dizi kritik kavramı, iktidar ilişkilerini, kurumların işleyişini ve toplumsal katılımı anlamak için bir pencere açabilir. Bu yazıda, Fransızca’daki 15 sayısının sadece sayısal anlamı değil, aynı zamanda Fransız siyasetindeki ve toplumsal yapılarındaki derin izlerini keşfetmeye çalışacağız. Fransızca “15” ve İktidar İlişkileri Fransızca’da 15, basitçe bir rakam olsa da, tarihsel…
Yorum Bırak